Ana Sayfa4. SayıDoğu Karadeniz Bölgesi İhracatını Tarım Ürünleri Sırtlamaktadır

Doğu Karadeniz Bölgesi İhracatını Tarım Ürünleri Sırtlamaktadır

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane illeri ihracatı her geçen yıl artış trendini sürdürmekte ve Bölge ihracatının yarısından fazlasını tarımsal ürünler oluşturmaktadır. Bölge ihracatı 2024 yılı Ocak-Ekim dönemini kapsayan 9 aylık dönemde de bir önceki yıla göre %17’lik bir artış kaydedilerek bölgemizden yaklaşık 1,5 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirilmiştir. Trabzon bölgenin ihracat liderliğini üstleniyor; toplam ihracatın 1 milyar dolarından fazlası Trabzon’dan ilinden yapılmış durumda.

Bölge ihracatına sektörel olarak bakıldığında fındık sektörünün açık ara bölgenin yıldızı olduğu görülüyor. 2024 yılı Ocak-Ekim döneminde 618 milyon dolar fındık ihraç edildi. Bunun dışında su ürünleri ve hayvancılık mamulleri sektöründe 215 milyon dolar, maden ve metaller sektöründe 158 milyon dolar ve yaş meyve sebze sektöründe ise 141 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Bölgede yetişen Bölgenin önemli tarımsal ürünlerinden olan fındık, çay ve son yılların parlayan yıldız sektörü olan Türk Somonu yetiştiriciliği Bölge ihracatını sürükleyen sektörler olarak ön plana çıkmaktadır. Yaş meyve sebze ürünleri ise Bölgenin Rusya Federasyonu’na yakınlık avantajına bağlı olarak Bölge ihracatçıları tarafından Akdeniz ve Ege Bölgesinde yetiştirilerek lojistik avantajlar kullanılarak Rusya Federasyonu, Gürcistan, Azerbaycan ve Avrupa Ülkelerine ihraç edilmektedir.

Bölgeden yapılan ihracatın Ülke bazında dağılımında ise; Rusya, İtalya, Almanya, Gürcistan ve Çin başı çekiyor. Fındık ihracatında yaşanan artışın bir sonucu olarak Almanya ve İtalya’ya olan ihracatta ciddi bir yükseliş gerçekleşti. Rusya’ya ihracatta Ukrayna ile uzun süredir yaşanan olumsuz durumun etkisi ile önemli bir düşüş yaşanıyor. Bunun dışında Güney Kore, Japonya ve Vietnam gibi uzak pazarlara olan ihracatımızda önemli artışlar kaydedildi.

- Reklam -
Google search engine

Yaş meyve sebze sektörü hem bölgemiz ekonomisi hem de Türkiye’nin genel ihracatında önemli bir yer tutuyor. Sektörde Türkiye’nin rolü tartışmasız çok büyük. Ülkemiz, zengin toprakları, iklim çeşitliliği ve geniş tarımsal potansiyeliyle bu sektörde doğal bir lider konumunda. Bu coğrafi avantajlar farklı iklim özelliklerine sahip bölgelerde yıl boyunca çok çeşitli ürünler yetiştirilmesine olanak tanıdığından, ülkemiz yaş meyve ve sebze sektöründe en çok tercih edilen ülkelerden biri olarak ön plana çıkıyor ve bu doğrultuda sektörün Avrupa pazarına yönelik ihracatında her yıl büyüyen bir talep artışı sağlanıyor.

2024 yılı Ocak-Ekim döneminde bölgemizden 141 milyon dolarlık Yaş Meyve Sebze ihracatı yapıldı. En fazla ihracat yapılan ürünler domates, mandarin, şeftali ve üzüm olurken, en fazla yaş meyve sebze ihracatı yapılan ülkeler ise Rusya, Gürcistan, Belçika, Almanya ve Polonyaolarak sıralandı.

Rusya Federasyonu halen bölgemizden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada olsa da daha önce belirttiğim üzere önemli oranda düşüş söz konusu. Ancak bu durum, yaş meyve ve sebze ihracatçılarımızın kararlılığını azaltmadı, aksine diğer pazarlardaki paylarını artırma konusunda daha yoğun bir çalışma süreci başlatıldı. Rusya’ya ihracatın azalması nedeniyle yaşanan hacim kaybı başta Avrupa olmak üzere birçok farklı pazarda uygulanan etkili stratejilerle telafi ediliyor. Bölgemizin 20 yıl önce yaş meyve sebze ihracatında Rusya pazarına bağımlılığı söz konusu iken artık Avrupa, Ortadoğu, Körfez pazarlarında bile bölge ihracatçılarımızın ürünleri tüketiliyor. Özellikle lojistik avantajımız sayesinde, tarladan sofraya kısa sürede ulaşan, tazeliği ve lezzetiyle tercih edilen ürünlerimizle Singapur’dan Kongo’ya, ABD’den Tanzanya’ya kadar dünyanın tam 49 ülkesinde bölge ihracatçılarımızın ihraç ettiği ürünler sofralarda yer buluyor.

Sektördeki teknolojik gelişmeler de çok önemli. Artık üreticilerimiz sürdürülebilir tarım uygulamalarını benimsemiş durumda. GLOBAL GAP ve ISO 22000 gibi uluslararası standartlarda üretim yapıyor, sertifikalı ürünler sunuyorlar. Akdeniz ve Ege bölgelerinde bulunan ileri teknolojiye sahip paketleme tesisleriyle, ürünlerin tazeliği ve kalitesi en üst düzeyde korunuyor. Yaş meyve sebze ihracatında, ürünlerin hızlı bir şekilde taşınarak tazeliklerini kaybetmeden tüketicilere ulaşması hayati önemde. Soğuk hava depoları, frigorifik araçlar ve ileri taşıma teknikleriyle bu süreç çok iyi yönetiliyor. Bu sadece ürünlerin tazeliğini değil, aynı zamanda maliyet avantajını da beraberinde getiriyor.

Ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın gerekliliklerini yerine getirmek için de yoğun bir çalışma var. Bildiğiniz üzere yeşil dönüşümün odağında gıda sektörü de bulunuyor. Daha az kimyasal kullanımı, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir tarım gibi konular artık her zamankinden daha öncelikli. Üreticilerimiz de bu konuda oldukça bilinçli. AYM’nin temel bileşenleri arasında tarladan sofraya adil, sağlıklı, çevre dostu gıda sistemleri öne çıkıyor.Avrupa Yeşil Mutabakatı ile, gıda işleme, taşıma, depolama ve paketleme süreçlerinin çevresel etkilerinin minimuma indirgenmesi, aşırı gübre kullanımının sonlandırılması, pestisitlerin minimal kullanımı, gıda atıklarının farklı metotlarla değerlendirilmesiyle döngüsel ekonomiye katkı sağlanması ve yer altı sularının kirlenmesinin önlenmesi amaçlanıyor. Bu yaklaşım, çevreye verilen zararı en aza indirirken diğer yandan ürün kalitesinin de yükselmesini sağlıyor.

Bölgemizde yetiştirilen  ürünlerimizin ve üretilen ürünlerin dünyanın dört bir tarafındaki pazarlara ulaştırılması ve Pazar çeşitliliğimizin artırılması için fuarlara katılımı çok önemsiyor, ihracatçılarımıza bu yönde yönlendirme yapmaktayız. İhracatta sürekliliğin sağlanması ve yeni müşterilerle işbirliklerinin sağlanabilmesinde fuarların kilit rol oynadığı ve yüz yüze görüşmelerin yapılabildiği önemli bir platform olduğunu tüm ihracat camiamıza empoze etmeye gayret etmekteyiz.

Hedefimiz, Türk yaş meyve sebzesini dünyada daha da ileri bir noktaya taşımak. Yeni pazarlar keşfetmek ve mevcut pazarlarımızdaki payımızı artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çiftçilerimizin emeği, uluslararası pazarlarda hak ettiği değeri bulmaya devam ederken, ülkemiz için önemli bir prestij kaynağı olan Türk yaş meyve sebze sektöründekibüyüme ve milli ekonomiye kazandırılan döviz miktarındaki artış da bizleri mutlu ediyor. Hem çevresel hem de ekonomik hedeflerimize ulaşma yolunda, çiftçilerimizden ihracatçılarımıza kadar sektörün tüm paydaşlarına teşekkür ediyoruz.

Yazar

İlgili Makaleler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz


- Advertisment -
Google search engine

Popüler Makaleler

Son Yorumlar